KARAMSARLIK HASTALIĞI HAYATINIZA GÖLGE DÜŞÜRMESİN



Günümüzün amansız hastalığı olan ve bulaşıcı hastalık gibi insandan insana geçen karamsarlık hastalığı psikolojiyi etkilerken aynı zamanda hayata gölge düşürüyor.
Çağımızın hastalığı olan ‘Karamsarlık hastalığı’, güzelliklerden kaçmak, hep olumsuzlukları düşünmek, her şeyi eksik görmek, gelecekten umudunu kesmek, hep neşesiz, tedirgin ve bunalımlı olmak olarak tanımlanıyor.


Sızıntı Dergisinin Ağustos sayısında ‘Karamsarlığa Bir Neşter’ başlığı altında incelenen karamsarlık hastalığının psikolojik bir rahatsızlık olduğu belirtildi. Yazıda, İnsanoğlunun var olduğu günden beri, çok defa hep başka bir dünya özlemi içinde bulunduğu, zaman zaman da yaşadığı dönemi yerden yere vurduğu anlatılmıştır. Böyle bir düşünce, vicdandaki sonu olmayan bir gelecek arzusu veya yitirilmiş bir Cennet’e iştiyaktan kaynaklanması itibarıyla bir açıdan tasvip görebilir, hattâ takdir de edilebilir. Ancak içinde bulunduğumuz zamandan şikâyetin sesi soluğu olması ya da ümitsizliğin ve karamsarlığın aks-i sadâsı gibi duyulması açısından böyle bir düşünceyi tasvip ve takdir etmek bir yana, mutlaka üzerinde durulması gereken bir hastalık olduğundan bahsedilmiştir.
Millet Ruhu Ve Ahlâkî Değerler, Karamsarlığı Ortadan Kaldırır
Karamsarlık hastalığının Millet ruhu ve ahlâkî değerler ile son bulacağını anlatan ‘Karamsarlığa Bir Neşter’ içeriğinde, bu düşünceyi ‘Bugüne kadar hayata gözlerini açan genç nesiller, hep kendi dünyalarında erozyon yaşıyor, boşluktan boşluğa sürükleniyor ve üç buudlu bir mekan ile, geçmişten gelecekten koparılmış silik, renksiz, tek buudlu bir zaman telâkkisine mahkûm ediliyorlar. Oysaki şimdilerde aynı insanlar, ruhlarını kanatlandırabilecek ufuklu ve gayeli düşünceleri sayesinde, kendi iç derinliklerine yönelip kâinat ve insanı bir kere daha yeniden keşfetme sürecine girdiler bile. Millet ruhu ve ahlâkî değerler, o kendilerine has çizgileriyle gelip bir kere daha gündeme oturdu; hem de şuur, his, irade ve latîfe-i rabbâniye derinlikleriyle… Ve artık pek çoğu itibarıyla, genç nesillerin çehresinde pırıl pırıl ve masmavi bir hayâ nümâyân; davranışlarında dupduru bir samimiyet ve vicdanlarında da köpük köpük bir heyecan var. Işıl ışıl her yüzde parlayıp duran uhrevî güzellik ve kalplerin derinliklerinde köpürüp taşan aşk-u şevk, bu yeni oluşumun yanıltmayan emarelerinden sadece bir ikisidir.

‘Karamsarlığa Bir Neşter’ başlığı altında ele alınan Karamsarlık Hastalığı ile ilgili detaylı çalışmaya Sızıntı Dergisi Ağustos sayısından ulaşabilirsiniz.





Bir bsnods advertorial içeriğidir.

2 yorum:

  1. sonunda takibe alabildim :) bende bloğuma beklerim :) http://aydanindunyasiburasi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

şansınız bu yorumda saklı olabilir !!

@parmakkurabiye